Danışanlarımla Yolculuğumuz

Danışanların kendilerine yardım sürecine girmeleri kararı haklı olarak bazı kaygıları da beraberinde getiriyor. Kimi, nasıl seçeceğim, tanımadığım birine nasıl kendimi açacağım, kendimi rahat hissetmezsem ne yaparım gibi gibi… Tüm bu sorular ve kaygılar haklı ve doğal… Burada en önemlisi kişinin öncelikle kendi sezgilerini ve hislerini takip edip, ilişki içinde nasıl hissettiğine bakması! Yoksa dünyanın en “başarısı onaylı” Uzmanı bir şekilde size hitap etmeyebilir. Aşağıda paylaşılanlar, terapinin nasıl bir şey olduğuna dair bu sürece girmek isteyen ama yeni ve önemli bu deneyim öncesi tereddüt eden kişiler icin bir fener niteliğinde olsun dilerim. Danışanlarımın onayı ile kendi deneyimlerini sizinle paylaşıyorum. Sizin deneyiminiz de size özgü olacak. Her birine tek tek katkıları için çok teşekkür ederim. Danışmanınızı seçerken, eğitim ve mesleki tecrübesi yaninda, dikkate alacağınız en onemli kriter her zaman kendi deneyiminiz ve ilişkinin içinde kendinizi ne kadar rahat hissettiğiniz olsun. Gerisi işbirliği ve akış içinde kendiliğinden gelir…

Danışan Paylaşımları 1

Kendimi daha yakindan tanimaya ve anlamaya hazirdim ve iyi ki yolum Miray’la kesisti. Bu yolculukta elimi tutan (daha da onemlisi gerektiginde birakan) insanin empati, sukunet ve yeri geldiginde ciddiyeti bu kadar yerinde yasayan ve hissettiren biri olmasi benim ve tum danisanlarinin sansi. Gestalt terapi ekolunu icsellestirmis ve danisanina yargisizca ayna ve destek olan bir insan. Eminim terapist olmasaydi yine insanlara sifa veren baska bir is yapiyor olurdu. Gectigimiz 1.5 yilda kat ettigim yolu gordugumde once kendimle sonra da canim terapistimle gurur duyuyorum. Onun danisani olmak bir sans.

Danışan Paylaşımları 2

Miray ile kendi geştalt terapi sürecimde; onun o gözleri parlayarak içtenlikle beni dinlemeleri, beni gerçekten görüp, canla başla neler yapabiliriz die düşünerek farklı açılardan bakmamı sağlaması bana çok ama çok iyi geldi!
Ne çok fikir, yargı satın almışım bunca yıl aslında benim olmayan, belki varsayıp da var ettiğim yargıları; nereye gidersem, bakarsam, karar veririsem her seferinde cebimden tekrar tekrar çıkarıp kullanıp geri koymusum, aslında bana ağırlık yaptıklarını, farklı yerden bakıp cebime yeni taşlar koyabileceğimi ve işime gerçekten yarayabileceklerini, kendimi koruyabilecek bana iyi gelecek yöntemler geliştirebileceğimi tahmin edemezdim, şimdilerde işime yaramayanları fark etmeye anlamaya çalışıyor, işime yaramayanları ayıklıyor atıyor yoluma daha hafif devam edebiliyorum. Ne çok korkmuşum yalan söylemişim kendime… Hiç yapamam dediğim şeylere adımlar atıp yapabildiğimi ya da en azından denediğimi görüyorum. Dışarıda etrafımda hayat devam ederken bana olan etkilerini fark etmeye çalışarak; bi sakin yahu diyip, canım kendim ne diyor önce ona bakmaya çalışıyorum. Eski ile kıyasladığımda şimdilerde kendimi uyanmış, hafiflemiş, daha çok esneyebilen, içim ile daha sevecen bir dil ile iletişim halinde olup ona sıkışık hissettirmeden daha ferah bir alan yaratabildiğmi fark ediyor, kendimi daha çok alkışlıyor şımartıyor ve şevkat ile her halimi sevmeye özen gösteriyorum😊 İyi ki bu terapi sürecine başlamışım ve İyi ki Miray ile yollarım kesişmiş gerçekten kendimi çoooook şanslı hissediyorum!

Danışan Paylaşımları 3

Hayat sürprizlerle dolu sözünün aslında sanıldığı gibi klişe olmadığını anksiyetemin başladığı zamanlarda anladım. Aslında hayat benim için gayet normal bir şekilde ilerlerken birden kendimi dibe çökmüş bir şekilde buldum. Önce ne olduğunu anlayamadım. Ancak her geçen gün durumum daha da kötüye gidiyordu. Evden çıkmakta zorlanıyor, bütün gün sadece uyumak istiyordum. Ancak benim bir hayatım ve yapmam gereken işlerim vardı. Bu durum, her geçen gün beni daha da üzüyordu. İşe gitmekte bile zorlanıyordum. Başlarda bunun psikolojik olabileceğini hiç düşünmemiştim. Ama daha sonra anladım ki aslında benim yaşadığım şey tamamen psikolojikti. İşte tam da bunu farkına vardığım anda Miray Hanım ile tanıştım. Hayatımın dönüm noktası da bu şekilde başlamış oldu. Terapiye ilk başladığımda kendimi korkak, ürkek, kırılgan ve güçsüz hissediyordum. Sanki yaşadığım duyguların üstesinden asla gelemeyecek gibiydim. Ancak terapiye devam ettikçe bu duyguların kalıcı olmadığını anlamaya başladım. Bu süreç sadece anksiyetemle baş edebilme değil kendi gücümün de farkına varmamı sağladı. Her terapiden sonra kendimi daha güçlü hissediyordum. Çünkü kendi gücümün farkına varmıştım. Benim için zorlu geçen o süreç gittikçe geride kalıyordu. Artık anksiyete ile nasıl baş edeceğimi öğrenmiştim. Hatta o kadar iyi öğrenmiştim ki zaman zaman geçirdiğim atakların kısa sürede üstesinden geliyordum. Hayatımda ikinci kez dibe çöktüğüm bir dönemde sağlam bir şekilde ayakta kalmamı sağlayan da terapi sürecinden öğrendiklerim oldu. Çünkü ben artık güçlüydüm ve hayatımın kontrolü sadece benim elimdeydi. Artık hayatımdaki kararları kendim veriyor, Miray Hanım’ın da dediği gibi içimin bildiğine güveniyordum. Şimdi geriye dönüp baktığımda o eski benden eser yok. Anksiyete sürecini yaşamayıp Miray Hanım ile tanışmasaydım belki de o kırılgan ve ürkek ben olmaya devam edecek kendi gücümün asla farkına varamayacaktım. Kısaca özetlemek gerekirse Miray Hanım ile geçirdiğim geştalt terapi süreci benim gerçekten ben olmamı sağladı. Her şey için kendisine sonsuz teşekkür ederim.

Danışan Paylaşımları 4

Kendini keşfetmek, kelimelerle anlatılamayacak kadar değerli. Bir başkasından beklediğin ilgiyi desteği, bir başkasına duyduğun merakı kendine vermen demek. Çevrem kafası çok karışık, ne yapacağını bilemeyen, stres halinde ve çokça yorgun insanlarla dolu. Herkesi kolundan sıkıca tutup bir güzel sarsıp ”Terapiye başla!” diyesim geliyor. Elbette bu illaki terapi olmak zorunda değil veya hemen o an olmak zorunda da değil. İnsanın hazır bulunuşluluğu, beslenebilmesinin birinci kuralı. Ama sanıyorum neyi kastettiğimi anladınız. Kişinin kendini keşfetmek için gönüllü olması, hayatının dönüşüm kilidi avuçlarına bırakacak. Ve bu gönüllülük bu heves, imkanı olmadığını düşünse bile imkan yaratabilmesinin yollarını açacak. Benim deneyimimde kesinlikle böyle oldu.

Bir şeye ihtiyacınız varsa ve buna sahip olmakta kararlıysanız. Pek çok bahane artık bahane olmaktan çıkıyor.Kendinle karşılaşmak çok zor olabiliyor. Bu farkındalıkla tanışmak ve yabancısı olduğun bütün o duygulara yer açmak elbette zaman alıyor. Ama bir bebekle veya çok sempati duyduğunuz yavru bir hayvanla ilgilenir gibi onlarla ilgilendiğinizde kocaman bir ”iyiki’ye dönüşüyorlar.

Bana kendi hayatları ile ilgili fikir soran her arkadaşıma, hayatımda yaptığım en güzel yatırımın terapi almak olduğunu söylüyorum. Bu her zaman aldım bitti artık mükemmelim gibi bir deneyim olmuyor hatta sanırım hiç olmuyor. Ve işin güzel tarafı da bu. Kendine destek alabilme gücünü aşılamış oluyorsun ve ömrün boyunca ne zaman yalpalasan bu desteği kendin için kendine verebiliyor olmak seni çok güçlü hissettiriyor.

Bu noktada çalıştığınız ekolün size uygunluğu ve terapistiniz ile olan uyumunuz hayati derecede önemli. Zira yıllarca kafanızda kurduğunuz ve inandığınız gerçekçi olmayan düşüncelerin yerini kendi sağlıklı inançlarınızı yerleştirmek zor. Tam o sırada size fikrini dayatmayacak sizi manipüle etmeyecek fakat aynı zamanda en mantıklı düşünceyi bulmanıza olanak sağlayacak bir sesin olması önemli. Miray hoca ile oldukça öğretici bir terapi süreci deneyimledim. Her seansa büyük bir heyecanla oturdum. Muhakkak bir şeyler öğrendim. Bazen seanstan sonra da öğrendim. Gün ortasında kıyafetlerimi katlarken farkettim. Bir başkasıyla sohbet ederken anladım. ‘Ben bunu neden söyledim?’ dedim. ‘Ben bunu neden yaptım?’ dedim. Bunlar otomatik pilottan çıktığım harika anlardı. Ve nihayetinde o sert bakış açılarımın, kurallarımın yerine koyabileceğim bambaşka olasılıkların olduğunu içselleştirebildim. Bu bana hala çok mucizevi geliyor.

Burada şuna açıklık getirmek isterim. Hiç bir terapistin, astroloğun, şifacının elinde sihirli bir değnek yok. Teşbihte hata olmasın ‘Siz ne kadar ekmek verirseniz o kadar köfte alırsınız.’ Bu sizin kendi kendinizi tanıma süreciniz. Profesyonelliğine güvendiğiniz bir destek ise elbette fark yaratıyor, acıyı, hatayı azaltıyor.

Doğduğumuz aileyi, ülkeyi, öğrendiğimiz normları biz seçmedik. Fakat kendimize nasıl bir aile olacağımızı, neleri kendimiz için norm yapacağımızı seçebiliriz. Bu konuda anlaşalım.

Anlaştık mı? Harika!

Danışan Paylaşımları 5

Yaklaşık bir buçuk yıl önce o zaman ki duygusal ilişkimde yaşadığım ve baş etmekte zorlandığım sorunlar nedeniyle gitmiştim Miray’a. Aslında iki, üç yıldır şemalar , bağlanma teoremi ile ilgili bir dolu şey okumuş ve video izlemiştim. Artık borderline kişilik örüntüsüne sahip olduğumu, kaygılı bağlandığımı biliyordum ama ilişkilerimde hala aynı problemleri yaşamaya devam ediyordum. Birkaç terapi girişimim de olmuştu. Ama terapistini bulmakta bir süreçmiş , Keşif Psikolojide Miray’ın terapi odasına girdiğim ilk an artık doğru yerde olduğumu hissetmiştim. Terapide çocukluk travmalarına indikçe bir zaman kendini kötü hissedebileceğin söylenir. Ben her seans geldiğim halimden daha iyi şekilde ayrıldım. Yargılanmadan, olduğum halimle kabul görmek bana en iyi gelen tarafı oldu terapinin. Odadan her çıktığımda kuş gibi hissediyordum kendimi. Yargılanmadığım, kabul gördüğüm birinin eşliğinde kendimi tanıyıp, anladıkça ben de kendimi kabul etmeye ve sevmeye başladım. Zamanla içimdeki öfke azalmaya, yerini dinginliğe, huzura bırakmaya başladı. Artık annemle öfkelenmeden konuşabiliyorum, ablamla iletişimim ve ilişkim değişti. Kendimi, ihtiyaçlarımı öncelemeye ve daha az suçlu hissetmeye başladım. Eskiden içimde kocaman bir boşluk vardı, bazı tetiklenme anlarımda karanlık bir kuyaya düşmüşüm gibi hissettiğim birkaç saat süren, tek kurtuluş olarak intiharı düşündüğüm dehşet anları olurdu. Şimdi o boşluğun yerine bir merkez oluşmaya başladı, intiharı düşündüğüm dehşet dolu anlar artık hiç olmuyor. Tabi ki herşey güllük, gülistanlık değil. Hala arkadaşlarımla bile terkedilme şemam, kaygılarım tetikleniyor. Ama artık bunu farkeden yanımla o kaygılı çocuğu sakinleştirmeye çalışıyorum. Tüm bunları kitapları okuyarak, videoları izleyerek kendi başıma yapamadım. Frekansımın uyduğu , doğru bir terapist eşliğinde kendimi tanımak, yaralarıma acılarıma temas etmek daha canlı ve doyumlu bir hayat getirdi bana. İyi ki de o ilişki de yaşadığım sorunlarda terapi kararı almışım.

Danışan Paylaşımları 6

Miray ile Geştalt deneyimini bir yolculuk olarak tanımlıyorum. Kendi içime giden bir yolculuğa çıktığımı bilmeden, beni kurtarması umuduyla Miray’ın kapısını çaldığımda yolun sonunda kendimin kahramanı olduğumu görmem beni hala hem şaşırtıyor hem mutlu ediyor. Hiç bilmediğim güçlü yönlerimin olduğunu, zayıf bulduğum ya da yok olsun istediğim yanlarımın da aslında bana ait olduğunu, korkumdan, bazen dehşet boyutundaki kaygımdan kaçmak istedikçe onların bana söylemek istediklerini duymayı reddettiğimi fark ettim. Bugün ne zaman korksam, üzülsem, panik olsam o duygulardan kaçmak yerine onları nazikçe yanıma alıp bana anlatmak istediklerini dinlemeye çalışıyorum ve sanırım bu tam da ihtiyacım olan ve asla azımsanmayacak bir öğreti oldu. Kendimi her duygumla ve her halimle kabul etmeyi öğrenmek sürecin sonunda edindiğim en önemli beceriydi. Bana yolculuğumda eşlik eden sevgili Miray’ı ne zaman düşünsem yüzümde sıcak bir gülümseme içimde derin bir minnet duygusu oluşuyor.
Sevgilerimle.

Danışan Paylaşımları 7

Miray’la tanışana kadar birinden yardım alabileceğime inanmıyordum. Zira daha ben kafamın içinde kopan kıyameti kendime bile tam açıklayamıyorken, başka birinin beni anlayabilmesi çok mümkün gelmiyordu. Mümkünmüş, Miray’la öğrendim. Hayat hep aynı çizgide seyretmiyor. Bir gün hepimiz “o günlerden” birine uyanabiliyoruz. Huzurlu bir manzara eşliğinde varmak istediğim yere giderim niyetiyle bindiğimiz tren ufak ya da büyük sarsıntılar geçirebiliyor. Daha kötüsü durabiliyor, kaza yapabiliyor, hatta yoldan çıkabiliyor. İşte tam da o anlarda elimiz bir imdat freni arıyor. Bir yerlerde bir imdat freniniz olduğunu bilmenin güveni çok kıymetli. Miray da benim imdat frenim.