Miray Şaşıoğlu

KLİNİK PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS MEZUNU

1984 yılında İstanbul’da doğdum. 2002 yılında Şişli Anadolu Lisesi’nden; 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden; 2012 yılında ise Okan Üniversitesi (Klinik Odaklı) Psikoloji Yüksek Lisans Programı’ndan mezun oldum. Eylül 2012- Mart 2016 tarihleri arasında Psikonet Psikoterapi ve Eğitim Merkezi’nde çalıştım ve Psikonet yayınlarından çıkan birçok kitabın çevirmenliğini ve editörlüğünü üstlendim. Kasım 2012- Mart 2016 arasında Türkiye’nin ilk kendine yardım televizyonu olan İyi Hissetmek TV’de görev aldım. Bu sıralarda yayınlanmış 4 makaleme ve 1 kitabıma Bilimsel Yayınlar ve Kitaplar bölümünden ulaşabilirsiniz. Mart 2016- Ekim 2020 arasinda da Keşif Psikoloji’de çalıştim.Dr. Alp Karaosmanoglu’ndan Şema Terapi eğitim ve süpervizyonlarımı tamamladım. Eylül 2014-Kasım 2018 arasında İstanbul’da Kl. Psk. Dr. Feza Balkaya’nın verdiği Geştalt Terapi eğitimini tamamladım. Geştalt terapi süpervizyonlarıma devam ediyorum. Mesleki ilgi alanlarım arasında sabitleşmiş duygu, düşünce, davranış örüntüleri, tamamlanmamış meseleler, karşılanmamış ihtiyaçlar ve tekrarlayan ilişkisel problemler yer almaktadır.

Pandemi sureci ile birlikte yerlestigim Dalyan’da online gorusmelere devam ediyorum.

Detaylı Özgeçmişime sağ tarafdaki ok işaretine tıklayarak ulaşabilirsiniz.

DETAYLI ÖZGEÇMİŞİM

Merhaba! Bir vesile ile bu sayfaya yolunuz düştü ve karşılaştık. Merak edenlere kısaca kendimden bahsetmek istiyorum bu yazımda. Aşağıda eğitim hayatım, akademik/mesleki çalışmalarım ve kişisel yolculuğuma dair özgeçmişten biraz daha detaylı bilgiler bulacaksınız. Özgeçmişlerin ardında hep görünmez kişisel öyküler vardır. Çabalar, seçimler, vazgeçişler, farkedişler, yola çıkışlar, denemeler, yanılmalar, öğrenmeler, adanmalar, dönüm noktaları ve kesişen yollar vardır. Ben de kendi hikayeme dair ufak bilgiler vererek özgeçmişimi biraz daha tatlandırmak ve detaylandırmak niyetindeyim. Bakalım nasıl olacak?

Bu arada tanıştığımıza çok memnun oldum!

Haydi başlayalım….

1984 yılında İstanbul’da doğdum. 2002 yılında Şişli Anadolu Lisesi’nden; 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden; 2012 yılında ise Okan Üniversitesi (Klinik Odaklı) Psikoloji Yüksek Lisans Programı’ndan mezun oldum. Bu kısım 4 satırda bitti. Şimdi ilginizi çekerse biraz daha detay için aşağıdaki bölümü de okuyabilirsiniz.

Siyaset Bilimi okuduğum sırada aslında Psikoloji okumak istediğimi fark ettim. Bu alanda okumak, araştırmak ve yazmak lise yıllarından itibaren hayatımın bana en heyecan veren parçasıydı. Ne var ki, üniversiteye girdiğim yıllarda, “Önemli bulduğum fakat bir şekilde ilgisiz ve de bilgisiz olduğum bir alanda kendimi geliştirmeliyim” gibi bir bakış açım vardı. Bana zor gelen birşeyi başarmam gerekirmiş gibi! Babam bana psikoloji oku demiş olsa da ben burnumun dikine gittim. Çünkü ergenlik bunu gerektirir:) Boğaziçi Üniversite’sinden mezun olduğumda, tabi ki fikrim değişmişti. Aldığım seçmeli derslerin çoğu psikolojiydi. Kitapçılarda gezdiğim reyon hep psikolojiydi. Neden ilgimi çeken, araştırmanın keyif verdiği, merak ettiğim  psikoloji alanında eğitim almayayım ki dedim. O zaman zorluklar bile kolay gelir ya insana. Böylece mezuniyetimin ardından, bir ilaç firmasında çalışırken (ah hiç bana göre bir iş değildi, ağlayıp duruyordum, 11 ay dayanabildim), bir yandan da yüksek lisans sınavlarına hazırlandım. Psikoloji mezunları ile birlikte girecektim sınava ve alan dışından hele de klinik psikoloji programına kabul edilmek çok daha zordu o zamanlar. Ama imkansız değildi. Deneyecektim, mülakatta “kabul edilmezsen ne yapacaksın” diye soran Ahmet hocama da dediğim gibi, bu sefer olmazsa tekrar deneyecektim. Ne mutlu ki sınavları geçtim ve büyük bir heyecan ve merakla psikolojinin zorunlu derslerini tamamladığım bilimsel hazırlık senesinin ardından yüksek lisansımı da tamamladım. Yüksek lisans bitirme projem Aleksitimi kavramı üzerineydi ve bu alanda sevgili hocalarım Ahmet Tosun ve Çağla Gülol ile birlikte “Aleksitimi Kavramı” ve “Aleksitimi: Tedavi Girişimleri” başlıklı iki makalemiz yayınlandı. Yüksek lisansımı yaptığım sırada, Bahçeşehir Üniversitesi’nde ve Boğaziçi Üniversitesi’nde benim yeni yolumu hep destekleyen Siyaset Bilimi hocalarım Yılmaz Esmer ve Hakan Yılmaz ile “Ötekileştirme” konulu 2 farklı projede çalıştım. Katkılarına minnettarım. O dönem (bana Avrupa Birliği ve Tübitak projeleri ile iş imkanı sunan hocalarım aracılığıyla) Siyaset Bilimi, benim Psikoloji alanında kendimi yetiştirmeme destek oluyordu resmen. Bu arada bir özel eğitim kurumu ve hastanelerde stajlar yaptım, alanda kazanabileceğim her türlü bilgiyi, eğitimi, semineri, deneyimi kovaladım. Tevfika İkiz’den Rorschach ve TAT eğitimleri aldım. Kendi psikanaliz sürecimin de o sıralar ortalarındaydım. Terapist olmak isteyenlerin kendi terapilerinden mutlaka geçmeleri gerektiğini duymuşsunuzdur. Bu dönem benim için tam anlamıyla bir sürü bilgiyi iştahla içe aldığım bir öğrenme ve kendini keşif süreciydi.

Eylül 2012- Mart 2016 tarihleri arasında hocam Alp Karaosmanoğlu ve ekip arkadaşlarım ile birlikte Psikonet Psikoterapi ve Eğitim Merkezi’nde çalıştım. Psikonet yayınlarından çıkan birçok psikoloji ve kendine yardım kitabının çevirmenliğini ve editörlüğünü üstlendim. Hatta Alp hocam ve sevgili Nihan Azizlerli ile birlikte yazdığımız “İlişkiler: Başlatmak, Sürdürmek ve Bitirmek” isimli minik bir kitabımız bile var. O dönem geniş bir ekiple sayısız programlara, projelere, kitaplara, eğitimlere imza attık. Orda edindiğim bilgiler ve kazandığım tecrübe için şükran duyuyorum. Psikonet o dönem benim ve birçok kişi için gerçek bir okul oldu. Başta Alp hocam olmak üzere, orada tanıştığım, temas ettiğim, birlikte çalıştığım, ürettiğim herkese minnettarım. Canımız Nihan Azizlerli, o sıra yurtdışından yeni dönmüş olan ve iyi hissetmek tv’nin tohumlarını ilk toplantı masasında hep birlikte attığımız Zeynep Selvili, biricik dostum Alagün Belce Bahşi, canım Pınar Mermer, İrem Erdem Atak, yonetmenimiz Sercan canımız Kadriye hanım ve şu anda saysam buraya sığdıramayacağım birçok arkadaşım ile hem birbirimizin hem de başka insanların hayatlarına yaptığımız projelerle dokunma şansı bulduk.

Özgeçmişe dönecek olursak; Kasım 2012- Mart 2016 arasında Türkiye’nin ilk online kendine yardım televizyonu İyi Hissetmek TV’de konuşmacı ve içerik hazırlayıcı olarak görev aldım. Programlar youtube’ta hala erişilebilir. O dönemlerde, hocam Alp Karaosmanoğlu ile “Şema Terapinin Bugünü” ve “Kişilik Bozuklukları Tedavisinde Şema Terapi” başlıklı iki makalemiz de yayınlandı. Ben bu arada Şema Terapi eğitim ve süpervizyonlarımı tamamladım ve ardından 2014’te de 4 sene sürecek yeni bir keşif sürecine, sevgili hocam Feza Balkaya ile Geştalt Terapi eğitimine başladım. DAnışan koltuğunda oturduğum, gerçi burda uzandığım demeliyim 🙂 5 senelik psikanaliz sürecimi tamamlamanın ardından, şimdi de Geştalt terapi alanında terapi alacaktım. Geştalt yaklaşımı bir terapi ekolü olmanın ötesinde bir yaşama biçimi diyebiliriz ve benim hayatıma öyle bir dokundu ki, ben de onunla başkalarının hayatlarına dokunmak ve katkı olmak istedim. Bu zaman zarfında, Ankara’da Ceylan Daş’ın yürüttüğü yaşantı gruplarına da büyük bir heyecanla katıldım. Günden güne, hocalarımın, arkadaşlarımın katkısı ile de büyüdüm, bütünleştim ve bu buyume ve bütünleşme süreci hep devam ediyor…

Mart 2016 – Ekim 2020 arasında Gökhan Çınar, Eda Kurtuluş ve Belma Zirekoğlu ile birlikte Keşif Psikoloji yolculuğum başladı. Aynı zamanda Geştalt terapisti olan arkadaşlarımla 4 yıl boyunca uyum içinde çalıştık, Eda ile çeşitli ortak projelerin yanında, ilişkiler üzerine bir yaşantı grubunu hayata geçirmenin  keyfini yaşadık. Gökhan ile bir kitap projesinde birlikte çalıştık. Bu süre zarfında meslektaşlarım ve canım dostlarım Berrak Artemiz ve Pınar Uçar ile birlikte omuz omuza Geştalt eğitimimizi tamamladık. Şu an Geştalt terapi alanında kişisel terapi ve süpervizyonlarıma devam ediyorum.

Psikoloji ile arkadaşlığımda;

Yüksek Lisans, Psikonet ve Geştalt benim için 3 okul ve hayatımın geri kalanını şekillendiren 3 dönüm noktası olmuştur. Bu süreçlerde hayatıma dokunan, bana yepyeni vizyonlar açan, beni destekleyen ve katkı olan hocalarım, arkadaşlarım ve aileme şükran doluyum.

Hayatımın son dönemlerinde neler olduğuna gelirsek; eğitimler, kitaplar, projeler ve terapi dolu yılların ardından pandemi süreci ile birlikte doğasına, havasına, haline tavrına sevgi ve minnetle dolduğum Dalyan’a yerleşmeye karar verdim. Ancak bu süreci geciktirecek bir konu vardı. 2020 Haziran ayında Okan Üniversite’sinde psikoloji  doktorasına kabul almış ve kaydımı yaptırmıştım. Sonra ise bu sefer Dalyan’a yerleşmemi hızlandıracak bir gelişme oldu: YÖK’ün özel öğrenci statüsünü (ales ve/ya dil sınavı eksik olan, tamamlama koşuluyla programa alınan öğrenci:)) tam da o aralık kaldırmış olması sebebiyle doktora kaydımın silinmiş olması. Canım Belma Zirekoğlu bu süreçte yol göstericiliğin, kitap önerilerin ve hadi yaparsın diyerek cesaret verdiğin için  çok teşekkür ederim. Doktora başlamasa da sınavına girmek ve akademik olarak kendimi tazelemek harikaydı. Ve nihayetinde ben doktoranın bir şekilde bu dönem olmuyor olmasının bana hediyesini görmeye niyet ettim. Ve gördüm! Uzun bir Kargıcak Koyu deneyimi ve ardından yerleştiğim Dalyan…

Çok yakında Dalyan’a yakın harika yemyeşil bir köye yeni köyüm Eskiköy’e yerleşiyorum. Şu an İstanbul’da doktora yapıyor olsam bu deneyimler bu şekliyle mümkün olamazdı. Burdaki arkadaşlarımla da birlikte kendi kendine yeten sürdürülebilir bir yaşam kurmak arzumuz. Ekmek biçmek, kendi sebzemizi meyvemizi yumurtamızı salçamızı ekmeğimizi üretecek olmak fikri beni çok heyecanlandırıyor. Bir yandan pandemi sürecinde bazı sebeplerle aksayan 2 kitap projemi de hayata artık geçirebilmeyi ve doğa icinde bol bol kendimle, bedenimle, çevremle ve yaşamla temas etmeyi arzu ediyorum. 4. okula da kaydımı yaptırmış bulunuyorum anlayacağınız:)

O halde yazımın sonuna da gelmişken; buraya bir özgeçmiş cümlesi serpiştirerek uzuuun özgeçmişimi noktalayayım:

Pandemi sürecinde yerleştiğim Muğla Dalyan’da online olarak çalışmalarıma devam ediyorum. Mesleki ilgi alanlarım arasında sabitleşmiş duygu, düşünce, davranış örüntüleri, tamamlanmamış meseleler, karşılanmamış ihtiyaçlar ve tekrarlayan ilişkisel problemler yer almaktadır. Geçmişte karşılanmamış ihtiyaçların, bastırılmış, izin verilmemiş, yaşanmamış duyguların,  söylenmemiş sözlerin, bugünde karşılanması, yaşanması, ifade edilmesi ve böylece geçmişin yükünden ve bugun artik ihtiyaclarimizi karşılamada bize hizmet etmeyen eski yollardan özgürleşme süreçlerinde insanlara eşlik etmek bu hayatta sorumlu hissettiğim ve yapmayı en çok sevdiğim ve hayatıma anlam katan şey! Son ve en büyük teşekkürümse, içlerini bana açmış, yolculuklarında onlara eşlik etmeme, hayatlarına dokunmama izin vermiş tüm danışanlarıma!

Yaşasın birlikte dönüşmek, büyümek ve bütünleşmek!

Sevgi, şükran ve dostlukla…